Tarım ve gıda dış ticaret fazlası, 2026 yılının ilk dört ayında sert bir düşüş yaşadı. İhracattaki sınırlı artışa karşılık ithalattaki çift haneli yükseliş, sektörün dış ticaret dengesini önemli ölçüde zayıflattı.
Dış ticaret fazlası 271 milyon dolara geriledi
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu verilerine göre tarım, gıda ve içecek sektörünün ihracatı yılın ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,37 artarak 9,21 milyar dolardan 9,52 milyar dolara yükseldi.
Aynı dönemde ithalat ise yüzde 13,48 artışla 8,15 milyar dolardan 9,25 milyar dolara çıktı.
Bu gelişmeler sonucunda geçen yıl 1 milyar 58 milyon dolar olan dış ticaret fazlası, yüzde 74,3 düşüşle 271 milyon dolara geriledi.
Zirai don ihracatı baskıladı
Melisa Tokgöz Mutlu, ihracattaki yavaşlamanın temel nedenlerinden birinin geçen yıl yaşanan zirai don olduğunu belirtti.
Özellikle meyve ve sebze üretiminde yaşanan rekolte kayıplarının ihracata konu olabilecek ürün miktarını azalttığını ifade eden Mutlu, mevcut verilerin büyük ölçüde geçen sezonun üretim koşullarını yansıttığını söyledi.
Mutlu, yeni sezonda birçok üründe daha yüksek verim beklendiğini ve bunun önümüzdeki aylarda ihracat rakamlarına olumlu yansıyabileceğini dile getirdi.
Küresel rekabet giderek sertleşiyor
Sektör temsilcileri, Türkiye’nin yalnızca iklim kaynaklı sorunlarla değil, artan küresel rekabetle de karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor.
Mısır, Fas, Meksika, Vietnam, Hindistan ve Doğu Avrupa ülkelerinin düşük maliyet avantajıyla dünya pazarlarında daha güçlü konuma geldiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre Türkiye’nin rekabet gücünü koruyabilmesi için daha fazla katma değerli üretime ve markalaşmaya yönelmesi gerekiyor.
Orta Doğu gerilimi maliyetleri artırdı
Necdet Buzbaş, dış ticaret fazlasındaki daralmada Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin de etkili olduğunu söyledi.
Enerji ve hammadde maliyetlerindeki artışın tarım ve gıda sektörüne doğrudan yansıdığını belirten Buzbaş, Türkiye’nin temel tarımsal girdilerde dışa bağımlı yapısının maliyet baskısını artırdığını ifade etti.
Buzbaş ayrıca, güçlü kooperatifçilik yapısının ve markalaşmanın sektörün geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Katma değerli ihracatta olumlu tablo
Ali Kopuz ise sektörün dış ticaret verilerinin yalnızca ithalat rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Kopuz’a göre ithalatın önemli bölümü soya fasulyesi, mısır ve ayçiçeği gibi işlenerek yeniden ihraç edilen ürünlerden oluşuyor.
Öte yandan ihracatın birim değeri dikkat çekici şekilde yükseldi. Ton başına ihracat değeri yaklaşık yüzde 20 artarak 1.543 dolara ulaştı. İthalatın birim fiyatı ise yüzde 11,4 düşerek 693 dolar seviyesine geriledi.
Mandalina ihracatı iki katına çıktı
İlk dört ayda ihracatta öne çıkan ürünler arasında:
| Ürün | İhracat Tutarı |
|---|---|
| Fındık içi | 530,8 milyon dolar |
| Mandalina | 469,6 milyon dolar |
| Rafine ayçiçeği yağı | 444,8 milyon dolar |
Mandalina ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 106,57 artış göstererek dikkat çekti.
En fazla ithal edilen ürünler ise:
| Ürün | İthalat Tutarı |
|---|---|
| Soya fasulyesi | 632,5 milyon dolar |
| Mısır | 569,6 milyon dolar |
| Ayçiçeği | 515,9 milyon dolar |
En büyük ihracat pazarı Irak oldu
Tarım ve gıda sektörünün en fazla ihracat yaptığı ülke, yaklaşık 998 milyon dolarlık satışla Irak oldu.
Onu sırasıyla:
- Almanya (772 milyon dolar)
- Rusya (604,8 milyon dolar)
izledi.
İthalatta ise ilk sırada 1,45 milyar dolarla Rusya yer aldı. Onu Brezilya ve Ukrayna takip etti.

