Atıl tarım arazileri gelir getiren ormana dönüşüyor

Bursa’da Nilüfer Belediyesi, atıl tarım arazilerini kestane, ıhlamur ve kızılcık ağaçlarıyla gelir getirici ormanlara dönüştürüyor. İlk etapta 700 fidan dikildi.

Bursa’da atıl tarım arazileri gelir getirici ormanlara dönüştürülüyor. Nilüfer Belediyesi tarafından başlatılan “Yarına Nefes Ormanları” projesi kapsamında kestane, ıhlamur ve kızılcık fidanları dikilerek hem çevresel hem de ekonomik katkı sağlanması hedefleniyor.

700 fidan toprakla buluşturuldu

Nilüfer Belediyesi’nin NİLKOOP iş birliğiyle yürüttüğü proje kapsamında özellikle eğimi yüksek ve tarıma elverişsiz alanlar değerlendirilerek yeni orman alanları oluşturuluyor.

Projenin ilk etabında Güngören ve Unçukuru mahallelerinde toplam 700 fidan toprakla buluşturuldu.

Belediye yetkilileri, dikilen ağaçların kestane, ıhlamur ve kızılcık türlerinden oluştuğunu belirtti.


Amaç hem çevreyi korumak hem gelir sağlamak

“Yarına Nefes Ormanları” projesiyle hem karbon ayak izinin azaltılması hem de yerel halkın ekonomik olarak desteklenmesi amaçlanıyor.

Yetkililer, dikilen ağaçların yıllık yaklaşık 15 ton karbon tutma kapasitesine sahip olduğunu ve yangına karşı daha dayanıklı türlerin tercih edildiğini ifade etti.


Kadınlar üretime katılacak

Projede dikilen ağaçların bakımının mahalle halkı tarafından yapılacağı bildirildi.

Elde edilecek ürünlerin organik pazarlarda satışa sunulması planlanırken özellikle kadınların bakım ve hasat süreçlerinde aktif rol alacağı belirtildi.

Bu sayede hem üretime katkı sağlanması hem de kadın istihdamının artırılması hedefleniyor.


Hedef 50 bin ağaç

Projeye destek veren sivil toplum kuruluşları arasında Yarına Şans Ver Derneği, Podyum Davet ve Inner Wheel Kulübü de bulunuyor.

Yarına Şans Ver Derneği Kurucusu Emine Cantürk, projeyle ilgili yaptığı açıklamada hedeflerinin toplamda 50 bin ağacı toprakla buluşturmak olduğunu söyledi.


Belediye: üretim yeniden canlanacak

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, atıl durumdaki tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılmasının önemli olduğunu belirtti.

Özdemir, projenin hem gıda güvenliği hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.